avatar

Şükrü Portakal YAZAR

BEL 6

Şükrü Portakal

2026-03-30

Efendim Fetö’nün siyaset sahnesinde etkinliğinin olduğu bir süreçte Türk Siyaset sahnesinde siyaset 2010 yılında Deniz Baykal ile başlayan süreçte Bel altına indi. 2011 yılında Mhp üst düzey yöneticilerini hedef almıştı Fetö yapısı. Kasetlerle Türk Siyaseti dizayn edilmeye başlanmıştı. Ve bu günlere bu şekilde gelindi. 2026 Türkiye’sinde hala aynı hesaplar yapılmakta aynı senaryolar sahne almaktadır. 

Türk Ceza Kanu’nunda  ‘’Ö
zel hayatın gizliliğini ihlal, (TCK) m. 134 kapsamında, kişilerin mahremiyetine rızasız müdahale, ses/görüntü kaydı, izinsiz takip veya verilerin ifşasıdır. 1-5 yıl arası hapis cezası öngörülen bu suç, şikayete bağlı olup 6 ay içinde bildirilmelidir. ‘’ şeklinde düzenlenmiştir.

Kimler ne amaçla böyle bir girişimde bulunur bilinmez lakin siyasetin icraat yerine bel altına indirilmesi Türk siyaseti için bir utanç vesilesidir.

İşlenen suçlara karşı Dinimiz İslam ‘ın Cennet , Cehennem- Haram, Helal şeklinde

Türk Ahlakının ise toplumda kabul görme, toplumdan dışlanma ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında ise Ceza şeklinde yaptırımları mevcuttur.

Bizim siyasetçi, bürokrat, idareciler den beklentimiz Türk Milletinin huzur ve refahı için herkesin kendi alanında çalışmalar yapmasıdır. Toplum olarak bir değerlendirme yapacak isek;

Hangi Bakan, Millet için ne yapmış ?

Hangi milletvekili, Türk Milleti için hangi kanun teklifini hazırlamış, Milletin hangi kanayan yarasına merhem olmuştur.

Hangi Bürokrat, Milletin işlerini kolaylaştıracak, Millet menfaatine hangi çalışmaları yapmıştır.

Hangi idareci, Bölgesinde Milletîn huzur ve refahı için çalışmıştır.

Ekonomi ; yerlerde sürünüyor, Millet yarınından endişe duymaktadır. 1 Aylık ev kirası 1 maaş’tan yüksektir. Hükümet’ten beklentimiz ; Türk Milleti’nin anasının ak sütü gibi helal olan

İnsanca yaşayabileceği bir gelir seviyesidir. Türk Milleti Vergi, Ceza, Borç sarmalından kurtarılmalıdır. Hükümet’ten ve Siyasetçilerden beklentimiz budur.

Bir siyasetçi, Bir bürokrat, Bir idareci eğer ki Millete Hizmet etmek yerine kendi huzur ve refahı için çalışıyorsa, Şahsi ikballeri Türk Milletinin ikbalinden önde geliyorsa Biz sandıkta hesabını sorarız amma, Yüce Türk Milleti adına karar veren Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin de bu Milletin hakkını yiyenlerin burnundan fitil fitil getirmelerini beklemek en doğal hakkımızdır.

Hırsızın hiç mi suçu yok hikayesi ile aklınıza düşenlere açıklık getirelim.
‘’Günün birinde hırsızın teki Nasreddin Hoca’nın eşeğini çalmış. Hoca canı sıkkın bir halde olanları komşularına anlatırken her kafadan ayrı bir ses çıkmaya başlamış.
Komşulardan bir tanesi:
– Hocam niye evine ve ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın san ki? demiş.
Diğer bir tanesi:
– Evine hırsız giriyor ve senin nasıl haberin olmuyor? diye konuşmuş.
Başka biri de:
– Hocam kusura bakma ama eşeğin çalınmasının sebebi yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nereden baksan her tarafı dökülüyor.
En sonunda Nasrettin Hoca’nın kafası atmış, hepsine birden söylenmiş:
– Yahu iyi, güzel de suçun hepsi benim mi ? Bu hırsızın hiç mi suçu, günahı yok?
Nasrettin Hoca ‘nın zamanları aşan, adeta günümüze kadar gelip de bize dersini veren fıkralarından biridir;
“Hırsızın hiç mi suçu yok?” 
Konunun muhatapları şu an gündemde olan Chp’li Belediye başkanların özel yaşamları.
Dinimizde hükmü Bellidir.
Türk Örf ve ahlakında yaptırımı bellidir.
TCMUK da cezaları bellidir.
Bırakınız efendim kimin kimle aşık attığını. Siz Türk Milletinin Savunması için ne yaptınız ?

Sağlık için ne yaptınız ?
Adalet için ne yaptınız ?
Eğitim için ne yaptınız ?
Ekonomi için ne yaptınız ?

Elinizi vicdanınıza koyup, kendi vicdanınızda kendi mizanınızı kurarak cevap vereceksiniz ?
Biri Ahlaksızlık mı yapmış ?
Toplum olarak dışlarız.
Yeter artık; Türk Milleti Hükümet başta olmak üzere her katmandaki Bakan, Siyasetçi, Bürokrat ve idarecileri hizmetleri ile konuşmak ve hatırlamak istiyor. Bırakınız artık Belaltı siyaseti.
Aziz Türk Milleti sizden Geleceğin Türkiyesi’sini inşa edecek icraatler beklemektedir.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü Portakal YAZAR